Bu gadget'ta bir hata oluştu

Ay'ın Karanlık Yüzündekiler.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Deliliğimi sakladığım bir milyar yıllık günlüğümden.

Sen şimdi diktin ya gözlerini bedenine,terkettin ya 'zaten' 'ütopik' olan topraklarımızı,mutlaka bir deprem yaşanır benim iç
denizimde.Malum,işesen bile bir değeri yok artık gözlerimden akan yağmur suyunun.Yağ yağabildiğin kadar dibi delik konserve kutusu beynime.ya da üzerime..
ama gözlerimdekini siktir et.Diyorum ya tükür istersen,işe,kus.Onların bir değeri yok.Senin ki gibi yakanı üretebilmiş değilim daha.
Takdir et beni iş üzerindeyim,hala aynı çılgın azim içerisindeyim.
ha ya da bana tarifini ver.Ne kadar acı karıştırıyorsun içine yağarken?ya da nefret?varsa bir damla sevgi?
Şişelere biriktirip içlerine gözlerimi oyuyorum.Her birini yollayacağım sana bittiğinde.Ve yaşadığın deniz kanla dolu milyar tane şişeyle dolu olacak.
Über trajedi.Hani nerdesin yahu?Alkışlasana beni!
Ay inanmıyorum,dolunay varmış bu gece.Kraterler dolusu haykırmak vardı şimdi.Gözyaşından özenle yarattığım göllerime dalıp dalıp arınmak biraz sonra olacaklardan.
Biraz sis e saklanmak sonrasında.
Hem Bilir misin,ben hep ay ışığında kuruturum saçlarımı.
En son dokunduğun saçlarımdır,hala içimi aydınlatan.
Tamam tamam.Dokunaklı olmanın hiç sırası değil.Zira damarlarımı birbirine düğümlüyorum.
Kalbim patlasın bu gece hem.Ortalıkta bir şenlik havası.Kan,yarısı yanmış kalbimin bir parçası.
Unutmayın cenazemde 'Severed Garden' çalmayı.Sen çığlık çığlığa oynamayanı 'bonus' olarak diğer tarafa yolluyoruz diyerek haykır.
Hatta bir kural bile koyayım en çılgınından.Kalbim patladıktan bir nefes sonra
bir sakura ağacını kestirin gözünüze.Onikiçeyrek yönüne dönün,
sonra kazıyın sakuramın köklerine saçlarımı.Uzadıkça hayat bulayım.
Yok,nefes veresim yok bu gece.Hem annem belli et ama ölme dedi!
Diyorum ki,
Oyun oynasak senle,hani bir çılgınlık yapsak
hiç alışık olmadıklarından.Ben istiyorum ki her salınışında,evet evet tüm dünya alarma geçsin her adımında,
tahtadan midillimin üzerinde dizlerimdeki yara kabuklarını sıyırarak dört nala koşayım sana,atayım seni midillimin çürük terkisine
sonra feci ölümlü bir ayrılık yazalım traji komik masalımızın sonuna.
Yani diyorum ki : Kısa ama acısız olsun!
Yalanlarına parlak pullu kılıflar dikeyim örneğin,her yalanla aldatışında beni üzerine bir tanesini geçireyim.Karanlık yüzünü
kendime çevireyim.Malum,herkes seni benim kadar masum göremez sevdiceğim.
Bu gece seni anatomi kuklamla aldattım sevgilim.Bir de ölümle.Malum,En yakınım bir damla kan birazda ölüm.Unutturma bir gün,
döndüğünde dünyanın merkezinden,sevinçten üzerine titreyek öleceğim.
Bebeğim,benim olandan uzak dur ve işgal etme topraklarımı.Oyun bozansın zira.Küsersem dünyam yıkılır başına.
Altından kalkamazsın.


Ay Günlüğünden Alıntılar.


Geçmişten Gelenler.

Bu gadget'ta bir hata oluştu